Rahim Duvarı Kalınlaşması

RAHİM DUVARI KALINLAŞMASI

Rahim duvarı, kadınlık hormonlarının kontrolündedir. Bu rahmin iç yüzeyini kaplayan bir dokudur. Tıbben endometrial tabaka olarak isimlendirilir. Normal adet siklusu boyunca hormonlardaki değişikliklerle kalınlığı değişen ve son olarak adet olunca da rahim duvarı dökülerek incelmektedir. Adet döngüsünün ilk 2 haftasında östrojen etkisi ile kalınlaşan endometrial tabaka son iki haftanın başındaki progesteron salınımı ile pike noktaya ulaşır. Bu ikinci evrenin sonuna doğru progesteronun çekilmesi ile rahim duvarı dökülmeye başlar. Adet boyunca dökülme devam eder ve adet bitiminde rahim duvarı en ince olan hale gelmiştir.

RAHİM DUVARI KALINLAŞMASINA NASIL TANI KONULUR?

Ultrasonografi ile rahim duvarı çok rahatlıkla ölçülebilmektedir. Rahim duvarı kalınlığı genellikle adet bitişi ölçülmesi tercih edilenidir.

RAHİM DUVARI KALINLIĞI KİMLERDE SIK RASTLANIR ?

  • Progesteron hormonu ile karşılanamamış östrojenin yüksek olduğu durumlarda, yumurtlamanın düzensiz olan gruplarda sık rastlanır.
  • Menapoz öncesi dönemde özellikle östrojen progesteronla karşılanamamış gruba iyi bir örnektir.
  • Polikistik over sendromu
  • Şişmanlık, yağ dokusunda erkeklik hormonu östrojene dönüşerek artmaktadır.
  • Şeker hastalığı
  • Adetlerin seyrek olduğu, yumurtlama olmayan tüm gruplar
  • Karaciğer hastalıkları
  • Östrojen salgılayan tümör, kistler

Bunların hepsinde rahim duvar kalınlığı sık rastlanır.

RAHİM DUVARI KALINLIĞI OLAN HASTA NASIL GELİR?

Anormal kesilmeyen kanama ile gelir. Bu hasta grubu bazen 2-3 ay adet olmadıktan sonra kanama başladı ve kesilmiyor şeklinde ifade ile gelir.

RAHİM DUVARI KALINLIĞI TANISI NASIL KONULMALIDIR?

Anormal kanama ile başvuran hastamızda ilk yapılması gereken ultrasonografidir. Burada rahim duvar kalınlığı fazla ölçüldü ise gebelik testi gözden kaçırılmamalıdır. Basamakları şöyle sıralayabiliriz.

  • Ultrasonografi
  • Gebelik testi
  • Biyopsi yani rahim duvarının hem inceltilerek kanamanın kesilmesi, hemde alınan örneğin patolojiye gönderilerek tanı konulmasını sağlayan yöntemdir.

Biyopsi almak için KÜRETAJ veya HİSTERESKOPİ tercih edilen yöntemlerdir.

KÜRTAJ hemen muayenehanede bile yapılabilecek bir işlemdir. Hasta sedasyon yani uyutularak veya lokal anestezi ile küretaja alınabilir. Yukarıda da değindiğim gibi bu hem kanamayı keser hem de patolojiye gönderilerek tanı konulmasını sağlar.

HİSTERESKOPİ ise ışıklı ince bir boru ile rahim içine girilip, rahim içini bir taraftan sıvı ile dolduran bu sistem ile görerek rahim duvarının inceltilmesidir. Burada da alınan materyal kesin tanı için patolojiye gönderilir. Bu işlem hastanede yapılmaktadır.

RAHİM DUVARI KALINLIĞININ TEDAVİSİ

Yapılan yukarıda ki tanı işleminde çıkan sonuç ile yolumuzu çizeriz.

Aslında çoğu hastamız yapılan bu işlemle rahatlamış tanısı konulmuştur.

  • Sonuç sadece normal rahim duvarı şeklinde gelmesi dediğim gibi bizi ve hastamızı rahatlatır. Tekrarlamaması için hastamızın şikayetleri gözden geçirilip gerekli tedavi takip programı oluşturulur.
  • Hiperplazi tanısı çıktı ise medikal tedavi verilir. Burada hiperplazi türü önemlidir. Risk grubu hasta ve patoloji sonucuna göre hiperplazi türü riskli ise ameliyat önerilebilir.
  • Endometrial polip gibi rahim duvarı kalınlaşmasını sağlayan iyi huylu patoloji sonuçların da yine polip alınmış olacağı için hastalarımız tedavi olmuş ve rahim duvarı incelmiş ise sadece takibe alınırlar.

RAHİM DUVARI KALINLAŞMASINI NASIL ÖNLEYEBİLİRİZ?

  • Düzensiz adetleriniz varsa mutlaka doktorunuza başvurarak adetleri düzenlemelisiniz.
  • Kilonuz fazla ise mutlaka yağ dokusunu azaltabilecek diyet ve egzersizle normal kiloya dönmelisiniz.
  • Menapoz öncesi dönemde adet düzensizliklerinizi önemseyiniz. Bu dönemde adet rotarı olduğunda, doktorunuzun verdiği progesteron hormonu ile adet olduğunuz sürece tam menapoz değilsiniz demektir. Böyle durumlarda vücutta karşılanmamış östrojeni verilen tedavi ile önleyerek rahim duvarının kalın kalmasına izin vermezsiniz.
  • Polikistik overde de düzensiz adetleri mutlaka doktorunuzla düzenleyiniz. Serek görülen her adet siklusunu polikistik overe bağlayıp uzatmayınız. Yani 3-6 ay da bir adet görmem polikistik overe bağlı diyerek takibe gelmemezlik yapmayınız.

Uygulamalarımız