23 Aralık 2023 · Bilgilendirme yazıları
Kadın infertilitesi, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 12 ay içinde gebelik oluşmaması durumudur; 35 yaş ve üzerindeki kadınlarda bu süre 6 ay olarak kabul edilir. Bu ifade tek başına bir hastalık adı değil, gebeliğin beklenen sürede gerçekleşmediğini anlatan bir durum tanımıdır. Nedeni araştırıldığında çoğu zaman yumurtlama, tüpler, rahim ya da eşten kaynaklanan tedavi edilebilir bir etken bulunur.
Bu yazıda kadın infertilitesinin ne anlama geldiğini, e-Nabız'da veya raporda karşınıza çıkan N97 tanı kodunun ne ifade ettiğini, başlıca nedenleri, hangi tetkiklerin yapıldığını ve tedavi seçeneklerini sade bir dille bulacaksınız.
Kadın İnfertilitesi Ne Demek?
Tıpta "infertilite", bir çiftin belirli bir süre boyunca düzenli ilişkiye rağmen gebelik elde edememesi anlamına gelir. "Kadın infertilitesi" ise bu tabloya kadından kaynaklanan bir etkenin katkıda bulunduğunu ya da değerlendirmenin kadın açısından yapıldığını belirtir. Günlük dilde "kısırlık" kelimesi kullanılsa da infertilite, gebeliğin hiç mümkün olmadığı anlamına gelmez; çoğu durumda gebelik şansının azaldığını ve desteğe ihtiyaç duyulabileceğini gösterir.
Genel bilgi için infertilite sayfamıza, kavramlar arasındaki ayrım için infertilite ve sterilite arasındaki fark yazımıza göz atabilirsiniz. Kısaca sterilite, gebeliğin kalıcı olarak mümkün olmadığı durumları anlatırken infertilite çoğunlukla araştırılabilir ve tedavi edilebilir bir tablodur.
N97 Tanı Kodu Ne Anlama Gelir?
Hastanelerde ve aile hekimliklerinde konulan tanılar, Dünya Sağlık Örgütü'nün uluslararası hastalık sınıflandırması olan ICD-10 kodlarıyla kayda geçirilir. N97 - Kadın infertilitesi, bu sistemde gebelik elde edilememesi durumunun kadın açısından kaydedildiği koddur. Bu kodu e-Nabız'daki muayene geçmişinizde, reçetenizde, tahlil isteminde ya da bir sağlık raporunda görebilirsiniz.
N97 kodu, nedenin ne olduğuna göre alt kodlara ayrılır:
| Kod | Tanım | Kısa açıklama |
|---|---|---|
| N97.0 | Anovulasyonla ilişkili kadın infertilitesi | Yumurtlamanın olmaması veya düzensiz olması (örneğin PKOS) |
| N97.1 | Tubal kökenli kadın infertilitesi | Fallop tüplerinde tıkanıklık veya hasar |
| N97.2 | Uterin kökenli kadın infertilitesi | Rahimden kaynaklanan nedenler (myom, polip, yapısal farklılıklar) |
| N97.3 | Servikal kökenli kadın infertilitesi | Rahim ağzı (serviks) ile ilgili nedenler |
| N97.4 | Erkek faktörleriyle ilişkili kadın infertilitesi | Gebelik güçlüğünde eşe ait etkenlerin rol oynaması |
| N97.8 | Diğer kökenli kadın infertilitesi | Yukarıdakilere girmeyen başka nedenler |
| N97.9 | Kadın infertilitesi, tanımlanmamış | Nedeni henüz belirtilmemiş veya ayrıca kodlanmamış |
"Kadın İnfertilitesi, Tanımlanmamış" (N97.9) Ne Demek?
"Tanımlanmamış" ifadesi ilk bakışta endişe verici görünebilir, ancak bir hastalık adı değildir. Bu kod, gebelik elde etme konusunda bir değerlendirme sürecinin başladığını, fakat nedenin henüz belirli bir alt başlıkla kaydedilmediğini gösterir. Çoğu zaman tetkikler tamamlanmadan, ilk muayenede ya da tahlil istemi, sevk, reçete veya rapor işlemi için genel bir kod olarak yazılır.
Dolayısıyla e-Nabız'da N97.9 görmeniz, kısır olduğunuz ya da doktorunuzun bir sorun bulup size söylemediği anlamına gelmez. Hormon tahlili istemek, ultrason yapmak veya yumurtlamayı destekleyen bir ilaç yazmak için sistemin bir tanı kodu girilmesini istemesi, bu kodun sık görülmesinin başlıca nedenidir. Aşılama ya da tüp bebek sürecine giren çiftlerde de ilaç ve işlem kayıtlarında N97 veya alt kodları kullanılabilir. Kodun sizin için tam olarak neyi ifade ettiğini en doğru şekilde, kaydı yapan hekime sorarak öğrenebilirsiniz.
Primer ve Sekonder İnfertilite
İnfertilite, kişinin daha önce gebelik yaşayıp yaşamadığına göre iki gruba ayrılır:
- Primer infertilite: Daha önce hiç gebelik yaşamamış bir kadında, beklenen süre içinde gebelik oluşmamasıdır.
- Sekonder infertilite: Daha önce en az bir gebelik yaşamış (doğumla, düşükle veya dış gebelikle sonuçlanmış olabilir) bir kadında, sonraki dönemde gebelik elde edilememesidir.
Önceden gebe kalmış olmak, sonraki gebeliklerin de kolay olacağının garantisi değildir. Yaşın ilerlemesi, geçirilmiş ameliyatlar, enfeksiyonlar veya zamanla ortaya çıkan myom gibi durumlar sekonder infertiliteye yol açabilir. Değerlendirme süreci her iki grupta da benzerdir.
Kadın İnfertilitesinin Başlıca Nedenleri
Gebeliğin oluşabilmesi için yumurtanın gelişip atılması, tüplerden geçerek spermle buluşması ve döllenen embriyonun rahme yerleşmesi gerekir. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki aksama gebeliği geciktirebilir.
Yumurtlama Sorunları ve Polikistik Over Sendromu
Yumurtlamanın düzensiz olması ya da hiç olmaması, kadın infertilitesinin en sık nedenlerinden biridir. En yaygın sebebi polikistik over sendromu (PKOS) olmakla birlikte tiroid hastalıkları, prolaktin yüksekliği, aşırı kilo kaybı veya artışı ve yoğun stres de yumurtlamayı etkileyebilir. Adet düzensizliği, yumurtlama sorununun en önemli işaretlerinden biridir.
Tüp Tıkanıklığı
Fallop tüpleri, yumurta ile spermin buluştuğu ve embriyonun rahme taşındığı yoldur. Geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, karın içi ameliyatlar veya endometriozis tüplerde tıkanıklığa ya da yapışıklığa neden olabilir. Tüplerin görevini fallop tüplerinin amacı yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Endometriozis
Rahim iç zarına benzeyen dokunun rahim dışında, çoğunlukla yumurtalık ve karın zarı üzerinde yerleşmesidir. Ağrılı adet, ağrılı ilişki ve kronik kasık ağrısıyla kendini gösterebilir. Endometriozis yumurtalık dokusunu, tüplerin hareketini ve karın içi ortamı etkileyerek gebeliği güçleştirebilir.
Rahim Kaynaklı Nedenler: Myom ve Polip
Rahim içine doğru büyüyen myomlar ve rahim iç zarındaki polipler embriyonun yerleşmesini zorlaştırabilir. Rahmin doğuştan gelen yapısal farklılıkları (örneğin rahim içi perde) ve geçirilmiş işlemlere bağlı rahim içi yapışıklıklar da bu grupta yer alır. Ayrıntılı bilgi için myom nedir, nasıl tedavi edilir ve polip nedir yazılarımıza bakabilirsiniz.
Yaş ve Yumurta Rezervi
Kadınlar sınırlı sayıda yumurtayla doğar ve bu sayı yaşla birlikte azalır. Otuzlu yaşların ortasından itibaren hem yumurta sayısı hem de kalitesi belirgin şekilde düşer. Bu nedenle 35 yaş üstündeki kadınlarda değerlendirme için 12 ay yerine 6 ay beklenmesi önerilir. Yumurta rezervi bazı kadınlarda yaşından beklenenden daha düşük olabilir; bu durum AMH testi ve ultrasonla değerlendirilir.
Açıklanamayan İnfertilite
Temel tetkiklerin tamamı normal çıkmasına rağmen gebelik oluşmuyorsa "açıklanamayan infertilite" tanısı konur. Bu, bir neden olmadığı değil, mevcut standart testlerle saptanamadığı anlamına gelir. Açıklanamayan infertilitede de tedavi seçenekleri bulunmaktadır.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Aşağıdaki durumlarda bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla görüşmeniz önerilir:
- 35 yaşın altındaysanız ve 12 aydır düzenli, korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmadıysa
- 35 yaş ve üzerindeyseniz ve 6 aydır gebelik oluşmadıysa
- 40 yaşın üzerindeyseniz, beklemeden değerlendirme için
- Adetleriniz çok düzensizse ya da hiç adet görmüyorsanız
- Bilinen endometriozis, PKOS, myom veya geçirilmiş pelvik enfeksiyon öykünüz varsa
- Daha önce tüp, yumurtalık veya rahim ameliyatı geçirdiyseniz
- Birden fazla gebelik kaybı yaşadıysanız
- Eşinizde bilinen bir üreme sağlığı sorunu varsa
Bu durumlarda süreyi doldurmayı beklemek yerine erken değerlendirme, zaman kazanmanızı sağlar.
Kadın İnfertilitesinde Temel Tetkikler
İnfertilite değerlendirmesi her zaman çift olarak yapılır; çünkü gebelik güçlüğünde erkek faktörü de önemli bir yer tutar. Temel tetkikler şunlardır:
- Hormon testleri: Adetin 2-3. gününde FSH, LH ve östradiol; ayrıca tiroid hormonları (TSH) ve prolaktin bakılır. Yumurtlamanın olup olmadığı, adetin ortasından sonraki dönemde progesteron düzeyiyle değerlendirilebilir.
- AMH (Anti-Müllerian Hormon): Yumurtalık rezervi hakkında fikir veren bir kan testidir. Adetin herhangi bir gününde bakılabilir. Tek başına gebe kalıp kalamayacağınızı göstermez; tedavi planlamasına yol gösterir.
- Transvajinal ultrason: Rahmin ve yumurtalıkların yapısını, myom, polip, kist varlığını ve yumurtalıklardaki küçük folikül sayısını (antral folikül sayımı) gösterir.
- HSG (Histerosalpingografi): Rahim içine verilen ilaçlı sıvıyla çekilen bir röntgen filmidir. Tüplerin açık olup olmadığını ve rahim iç boşluğunun şeklini değerlendirir.
- Eşin semen analizi: Sperm sayısı, hareketi ve şekli değerlendirilir. Kadında tetkiklere başlanırken eşin semen analizinin de yapılması süreci hızlandırır.
Gerekli görülen durumlarda histeroskopi (rahim içinin kamerayla incelenmesi) veya laparoskopi (kapalı yöntemle karın içinin incelenmesi) gibi ileri değerlendirmeler planlanabilir.
Kadın İnfertilitesinde Tedavi Yaklaşımları
Tedavi, saptanan nedene, kadının yaşına, yumurta rezervine, infertilite süresine ve eşe ait bulgulara göre kişiye özel planlanır. Başlıca yaklaşımlar şunlardır:
- Yumurtlama tedavisi: Yumurtlama sorunu olan kadınlarda ağızdan alınan ilaçlar ya da iğne şeklindeki hormonlarla yumurta gelişimi desteklenir. Süreç ultrasonla takip edilir ve ilişki zamanlaması planlanır.
- Aşılama (intrauterin inseminasyon): Hazırlanan spermin yumurtlama zamanında ince bir kateterle rahim içine bırakılmasıdır. Tüplerin en az birinin açık olması gerekir. Hafif erkek faktörü, açıklanamayan infertilite ve bazı servikal nedenlerde tercih edilebilir.
- Tüp bebek (IVF/ICSI): Yumurtaların toplanıp laboratuvar ortamında döllenmesi ve oluşan embriyonun rahme transfer edilmesidir. Tüplerin tıkalı olduğu durumlarda, ileri erkek faktöründe, azalmış yumurta rezervinde veya diğer tedavilerle sonuç alınamadığında gündeme gelir.
- Cerrahi tedavi: Rahim içine doğru büyüyen myomlar, polipler, rahim içi perde veya yapışıklıklar histeroskopiyle; endometriozis, yumurtalık kistleri ve bazı tüp sorunları laparoskopiyle tedavi edilebilir.
Tedavi seçiminde tek bir doğru yol yoktur. Hangi yöntemin sizin için uygun olduğu, tetkik sonuçlarınız birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu süreçte yaşanan duygusal yükü paylaşmak ve gerekirse psikolojik destek almak da sürecin önemli bir parçasıdır.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, tedavi ve kişiye özel yönlendirme için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı değerlendirmesi gereklidir.
Sıkça Sorulan Sorular
N97 kadın infertilitesi ne demek?
N97, uluslararası hastalık sınıflandırmasında (ICD-10) kadında gebelik elde edilememesi durumunun kaydedildiği tanı kodudur. e-Nabız, reçete, tahlil istemi veya raporlarda görülebilir. Alt kodları (N97.0-N97.9) nedenin yumurtlama, tüp, rahim, serviks, erkek faktörü ya da başka bir etkene bağlı olduğunu belirtir.
Kadın infertilitesi tanımlanmamış (N97.9) ne demek?
Nedeni henüz belirli bir alt başlıkla kaydedilmemiş kadın infertilitesi anlamına gelir. Genellikle ilk muayenede, tetkikler tamamlanmadan veya tahlil, ilaç ve sevk işlemleri için genel kod olarak yazılır. Bir hastalık adı değildir ve kısır olduğunuz anlamına gelmez.
e-Nabız'da N97 görmem kısır olduğum anlamına mı gelir?
Hayır. Bu kod, gebelik elde etme konusunda bir değerlendirme sürecinin başladığını gösterir. Hekimin istediği tahliller, ultrason veya yazdığı ilaçlar için bir tanı kodu girilmesi gerektiğinden sıkça kullanılır. Kodun sizin durumunuzda neyi ifade ettiğini hekiminize sorabilirsiniz.
Ne kadar süre gebe kalamazsam doktora gitmeliyim?
35 yaşın altındaysanız 12 ay, 35 yaş ve üzerindeyseniz 6 ay düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmadıysa değerlendirme önerilir. 40 yaş üzerinde, düzensiz adetlerde veya bilinen bir jinekolojik sorunda beklemeden başvurmanız uygundur.
Primer ve sekonder infertilite arasındaki fark nedir?
Primer infertilite, daha önce hiç gebelik yaşamamış bir kadında gebelik oluşmamasıdır. Sekonder infertilite ise daha önce en az bir gebelik yaşamış bir kadında sonraki dönemde gebelik elde edilememesidir.
AMH düşükse gebe kalamaz mıyım?
AMH, yumurtalık rezervi hakkında fikir verir ancak tek başına gebe kalıp kalamayacağınızı göstermez. Düşük AMH, yumurta sayısının azaldığına işaret edebilir; bu durumda tedavi planı yaşınız ve diğer bulgularla birlikte değerlendirilerek zaman kaybetmeden yapılır.
Kadın infertilitesi tedavi edilebilir mi?
Kadın infertilitesine yol açan nedenlerin önemli bir kısmı tedavi edilebilir. Nedene göre yumurtlama tedavisi, aşılama, tüp bebek veya cerrahi yöntemler uygulanabilir. Size uygun yaklaşım, çift olarak yapılan değerlendirmenin ardından belirlenir.
Bu içerik Op. Dr. Banu Akçal (Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı) tarafından tıbbi doğruluk açısından kontrol edilmiştir.

